Yeni Nesil Annelerin Takıntıları

Zaman değişti, yaşam koşulları değişti ve anneler de değişiyor. Yeni nesil annelerin takıntıları var. Bununla birlikte endişeleri ve en çok nelere kafa yordukları hususlar da mevcut.

Yeni nesil anneler her şeyin en güzelini yapabilmek için uğraşıyor. Çocukları hiçbir şeyden mahrum kalmasın istiyor. Kendi annelerine oranla daha farklılar. Çok iyi yönleri yok değil ancak aşırıya kaçtıkları da oluyor. Kendilerini yorduklarını söyleyebiliriz. En ufak konuda bile nerede hata yaptıklarını düşünmeye başlıyorlar. Yeni nesil anneler eski nesillere göre daha fazla özgürlük sağlıyor ve çocuklarına daha fazla bilgi sunmaya çabalıyorlar.

Yeni nesil annelerin takıntılarını ise araştırdık ve şu sonuçlara vardık.

yeni nesil-

Çocuğa bakamama kaygısı annelerin kafasını yoruyor. Maddi ve manevi kaygılar zaman değiştikçe artarak devam ediyor. Eğitim sistemi sürekli değişiyor ve çocukların erken yaşlarda okula başlaması kaygıların en başında geliyor. Eskilere bakılırsa çalışan anne sayısı daha yüksek oranlarda ve bu nedenle çocuğa kendileri bakamadığı için kaygılar artıyor.

Yetememe sendromu ise anneleri yoruyor. Yeni nesil anneler internetin hayata girmesi ile çok okuyup çok araştırma fırsatı buluyor. Bazen bir okudukları ve diğerini birbirini tutmuyor. Yani yeni şeyler öğrendikçe yanılma riski artıyor. Her şeyi bildiklerini sanmaları ise hata yapmalarına neden oluyor. Okuyarak daha iyi bir anne olunacağı sanılıyor ve bu konuyla çok ilgilendikçe mücadele ettikçe yetememe sendromu baş gösteriyor.

yeni nesil anne

Yeni nesil annelerin takıntılarından biri de travma korkusu olarak karşımıza çıkıyor. Ayy çocukta travma olmasın diye düşünerek anneler hareketlerini kontrol altına alıyor. Eskiden öyle değildi.  Ancak çok bilgi sahibi olan anneler her adımlarında ileride nasıl etki edeceğini düşünmekten kendilerini alı koyamıyor.

Çocuklara fazla bilgi yüklemesi yapılıyor. Her şey anlatılıp öğretilmeye çalışılıyor. Bu nedenle sınırların zorlanması ortaya çıkıyor. Bu şekilde hem çocuk hem de anne yoruluyor.

Eski devirlerde olduğu gibi çocukları rahat bir şekilde bahçede ya da sokakta oynatamıyoruz. Parklarda bir saniyeliğine göz temasını kaybetseler hemen paniğe kapılınıyor.  Çevreye güve her geçen gün biraz daha azalıyor. Büyük şehirlerde oluşan olaylardan dolayı hayat güvensiz insanlar yaratıyor.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here